Our social:

Latest Post

Coğrafya 9 Konu Anlatımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Coğrafya 9 Konu Anlatımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2015 Cumartesi

Eş Yükselti Eğrilerinden Profil Oluşturalım

Profil bir nevi yandan görünüm anlamına gelmektedir. İzohips haritalarından alınan kesitlerle o haritada gösterilen yer şeklinin profilden nasıl bir görüntüye sahip olduğunu gösterebiliriz.
  • İzohips haritalarında profili çıkarılmak istenen doğrultu belirlenir.
  • Bu doğrultuda bir çizgi çizilir.
  • Çizilen çizginin haritadaki izohipsleri kestiği noktalar işaretlenir.
  • İzohips haritasının altına grafiğimizi(profili) oluşturmak için yükselti ölçeği çizilir.
  • İzohips haritasında aldığımız kesitin kestiği izohips değerleri çizgiyle yükselti ölçeğindeki karşılığına indirilir.
  • Yükselti ölçeğinde de indirilen noktalar işaretlenir.
  • Daha sonra bu işaretlenen noktalar birleştirilerek profil oluşturulur.
  • Böylelikle belirtilen kesitin profilden görüntüsü elde edilmiş olur.

Profil Çıkarma Örneği:
profil çıkarma İzohips Haritalarından Profil Çıkartma


















Profil Çıkarma Konu Anlatımı Videosu:

İzohipsler ve Özellikleri

  • İç içe kapalı eğrilerdir.
  • Birbirini kesmezler.
  • Yükseltisi en az olan en dıştadır.
  • Yükseltisi en fazla olan en içtedir.
  • Aralarındaki yükselti farkı birbirine eşittir (Equdistance)
  • Aynı izohips çizgisi üzerindeki bütün noktalarda yükselti aynıdır.
  • İzohips çizgisi üzerinde olmayan bir noktanın kesin yükseltisi bilinemez.  
  • Kıyı çizgisi (deniz kıyısı) sıfır metredir.
  • İzohipslerin sık veya seyrek geçmesi yer şekillerine bağlıdır.  
  • İzohipslerin sık geçtiği yerde eğim fazladır. Seyrek geçtiği yerdeeğim azdır.   

  • Dağ dorukları (zirveler ) nokta halinde gösterilir.  
  • Akarsu vadileri yükseltinin arttığı yöne doğru girinti oluşturur.
  • Ok işareti çevresine göre çukur olan (kapalı çukur-çanak-krater) yerleri gösterir.  
  • Tabanı aynı olan iki tepe arasındaki küçük düzlüğe boyun denir.

                  

  • Tabanları aynı olan tepelerin başlangıç yükseltileri de aynıdır.
  • Akarsudan sonraki ilk yükseltiler birbirine eşittir.
  • Yükseltinin arttığı yöne doğru "U " harfi oluşmuş ise buna sırt denir. 

Dünyanın Hareketleri

  • Gece gündüz olayı ardalanır (birbirini takip eder).
  • Güneş ışınlarının düşme açısı günün her saatine göre değişir.
  • Yerel saat farkları oluşur.
  • Günlük sıcaklık farkları oluşur. Buna bağlı olarak meltem rüzgarları oluşur. Mekanik çözülme olur.
  • Sürekli rüzgarların esme yönünde sapmalar olur.
  • Okyanus akıntılarında sapmalar ve halkalar olur.
  • Dinamik basınç merkezleri oluşur. Yönler belirlenir. Fotosentez meydana gelir.
DÜNYANIN EKSENİ ÇEVRESİNDE DÖNÜŞÜNDE DOĞAN HIZLAR
1) ÇİZGİSEL HIZ VE SONUÇLARI (Enleme bağlı)
  • Çizgisel hız en fazla Ekvator üzerindedir (1670 km/h) . Bu hız kutuplara doğru azalır. Bunun sonucunda;
  • Güneşin doğuş ve batış süresi kutuplara doğru uzar.
  • Gece gündüz arasındaki fark kutuplara doğru artar.
  • Atmosferin kalınlığı Ekvatorda fazla, kutuplarda azdır.
  • Ekvatorda yerçekimi az, kutuplarda fazladır.
2) AÇISAL HIZ VE SONUÇLARI (Boylama bağlı)
Dünyanın açısal hızı;
24 saatte: 360°
1 saatte : 15°
4 dakikada :1° dir.
*** Açısal hız her enlemde aynıdır. Açısal hız sonucunda yerel saat farkları oluşur.
DÜNYANIN YILLIK HAREKETİ VE SONUÇLARI
Dünyanın güneş çevresinde dönerken izlediği yola yörünge, meydana getirdiği düzleme de yörünge düzlemi (ekliptik düzlem) denir. Dünyamızın yörüngesi elips biçimindedir.
ELİPS BİÇİMİNDEKİ YÖRÜNGENİN SONUÇLARI
Dünyamız güneşe bazen yaklaşır, bazen güneşten uzaklaşır. Dünyanın güneşe en yakın olduğu tarih 3 ocaktır. En uzakta olduğu tarih ise 4 temmuzdur.
Dünya güneşe yaklaşınca güneşin çekim kuvveti artar. Böylece dünya güneş çevresinde daha hızlı dönmeye başlar. Sonuçta şubat ayı 28 gündür. Yani K.Y.K ‘de kış mevsimi iki gün kısa olmaktadır.
Dünya güneşten uzaklaşınca çekim kuvveti ve hız azalır. Sonuçta yaz mevsimi K.Y.K.’de iki gün daha uzun olmaktadır.
*** Kısacası elipsoid yörünge mevsim sürelerinin farklı olmasında etkilidir. Dünyamızın yörüngesi daire biçiminde olsaydı; mevsim süreleri birbirine eşit olacaktı.
EKSEN EĞİKLİĞİ VE SONUÇLARI
(Ekvator düzlemi ile ekliptik arasında 23°27' , yer ekseni ile ekliptik arasında 66°33' açı olması)
Dönenceler meydana gelir. Dönence: kuzey ve güney yarım kürelerde güneş ışınlarının en son dik geldiği noktalara denir.
Matematik iklim kuşakları oluşur.
Güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca değişir. Güneş ışınları yıl içinde dönencelere birer kez, dönenceler arasına da ikişer kez dik açıyla düşerler. Dönenceler dışında hiçbir yere güneş ışınları dik olarak düşmez.
Mevsimler oluşur. Dört mevsimin tek yaşandığı kuşak ılıman kuşaktır. Sebebi: güneş ışınlarının düşme açısında yıl boyunca değişikliğin fazla olmasıdır.
Aynı tarihlerde kuzey ve güney yarımkürelerde farklı mevsim yaşanması.
Gece gündüz uzunluğunun sürekli değişmesi.
Güneşin doğuş ve batış konumu ile saatinin değişmesi.
Muson rüzgarlarının oluşması.
Aydınlanma dairesinin sürekli değişmesi.
Kutup bölgelerinde 24 saatten uzun gece ve gündüzlerin oluşması. Örnek: Kutup noktalarında 6 ay gündüz, 6 ay gece yaşanması.
*** Dönence ve matematik iklim kuşaklarının oluşmasında sadece eksen eğikliği etkilidir. Diğerlerinin oluşmasında eksen eğikliği ile birlikte yıllık hareketin de etkisi vardır.
EKSEN EĞİKLİĞİ OLMASAYDI; (Ekvator düzlemi ile ekliptik üst üste çakışsaydı veya yer ekseni ekliptiği dik olarak kesseydi)
  • Dönenceler oluşmazdı.
  • Mevsim değişmesi olmazdı.
  • Güneş ışınları sadece Ekvatora dik gelirdi.
  • Aydınlanma dairesi sürekli kutup noktalarına teğet geçerdi.
  • Gece gündüz süreleri birbirine eşit olurdu.
  • Güneşin doğuş-batış konumu ve saati değişmezdi.
EKSEN EĞİKLİĞİ 20°OLSAYDI:
  • Güneş ışınlarının dik geldiği alan daralırdı.
  • Kutup kuşağı ve tropikal kuşağın alanları daralırken, ılıman kuşak genişlerdi.
  • Yurdumuzda yazlar daha serin, kışlar daha ılık olurdu.
  • Kutup ve ılıman kuşakta sıcaklık ortalaması azalırken tropikal kuşakta sıcaklık ortalaması artardı.
  • Gece-gündüz arasındaki zaman farkı azalırdı.
*** Eksen eğikliğinin 23°27' dan daha büyük olması durumunda yukarıdakilerin tam tersi bir durum yaşanırdı.

Dünyanın Şekli ve Sonuçları



Dünyamız Samanyolu Galaksisi'ndeki yıldız sistemlerinden güneş sisteminde yer alır. Bütün gezegenler elips şeklinde bir yörüngede hareket ederler.
AY VE ÖZELLİKLERİ
Ay dünyamızın 1/50’si kadardır. Bu sebeple Ayda yerçekimi azdır (dünyadakinin 1/6’sı kadardır).
Ayda atmosfer yoktur. Bunun sonucunda; hava ve su yoktur. Meteorolojik olay (iklim) görülmez. Meteorlar doğrudan ay yüzeyine düşer. Sonuçta büyük krater çukurlukları oluşmuştur. Günlük sıcaklık farkı fazladır. Bu sebeple mekanik çözülme fazladır. Canlı hayatı yoktur. İç ısısını kaybetmiştir. Bundan dolayı volkanik olay görülmez.
AYIN HAREKETLERİ
1) Kendi ekseni çevresindeki hareketi
2) Dünya çevresindeki hareketi
3) Dünya ile birlikte güneş çevresindeki hareketi
*** Ay hem kendi hem de dünya çevresindeki bir turunu aynı sürede (29,5 gün) tamamladığı için dünyadan ayın sürekli aynı yüzeyi görülür.
Ay günü: Dünyadaki herhangi bir meridyenin ard arda iki kez Ayın karşısından geçinceye kadar geçen süredir. Bu süre 24 saat 50 dakikadır.
Güneş günü: 24 saattir.
*** Ay günü ile güneş günü arasındaki zaman farkından dolayı bir yerde Ay her gün bir önceki güne göre daha geç gözlenir ve gel-git olayı daha geç oluşur.
AYIN EVRELERİ
Ayın aydınlık yüzünün dünyadan görünüşünde bir ay boyunca meydana gelen değişikliklerdir.
Yeniay ve dolunay evrelerinde büyük gel-git yaşanır. Sebebi dünya, ay ve güneşin aynı doğrultuda olmasıdır. İlk ve son dördünde ise küçük gel-git yaşanır.
Güneş tutulması, Ayın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanmasıneticesinde meydana gelir.Tutulmanın olabilmesi için, Ayın, Dünya etrafındaki yörüngesiyle Dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinin kesişim yerlerini belirleyen düğüm noktalarında veya bu noktalar civarında (Yeniay safhasında) bulunması gerekir.
Bilindiği üzere bir yıl içerisinde Ay, Dünya etrafında 12 kez dolanır. Dolayısıyla, eğer Ayın yörünge düzlemi Dünya’nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelebilirdi. Fakat durum böyle değildir. Ayın yörünge düzlemi ileDünya’nınki arasında yaklaşık 5° 9’ lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ayın Dünya etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşması engellenmiş olur. Nitekim bir yılda en az iki, en çokbeş Güneştutulması meydana gelebilir.
Ay dünya etrafındaki yörüngesini tamamlarken, dünyanın güneş ve ay arasında kalmasına neden olabilir. Bu durumda ay yüzeyine düşen güneş ışınları dünya tarafından engellenmiş olur. Karanlıkta kalan ay kısa süreli de olsa dünyadan gözlenemez bu olaya ay tutulması adı verilir. Bulutsuz bir gecede çıplak gözle rahatlıkla fark edilebilen bu olay, güneş tutulmasına göre, dünya yüzeyinde daha geniş bir alandan gözlenebilir. Ay tutulmasının dünya yüzeyinden gözlenebildiği alan dünyanın yarısından 24º kadar fazladır.
DÜNYANIN ŞEKLİ VE SONUÇLARI
Dünyamızın Ekvatorda şişkin, Kutuplarda basık olan kendine has şeklineGEOİD denir.
           DÜNYANIN BOYUTLARI
  • Ekvator çevresi: 40.076 km
  • Kutuplar çevresi: 40.009 km
  • Ekvator yarıçapı: 6378 km
  • Kutuplar yarıçapı: 6357 km
  • Karalar yüzölçümü:149 milyon km2(%29)
  • Denizler yüzölçümü: 361 milyon km2(%71)
  • KYK’de karalar %39 denizler %61
  • GYK’de ise karalar %19 denizler %81 dir.
          DÜNYANIN ŞEKLİNİN SONUÇLARI
  • Ekvatorun uzunluğu tam dairelik bir meridyenin uzunluğundan fazladır.
  • Paralellerin uzunluğu kutuplara doğru azalır.
  • İki meridyen arasındaki uzaklık kutuplara doğru azalır.
  • Güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru azalır.
  • Yer şekilleri haritaya gerçeğe tam uygun olarak aktarılamaz.
  • Aynı anda Dünyanın yarısı aydınlık (gündüz) yarısı karanlık (gece) olur.
  • Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.
  • Yer çekimi kutuplara doğru artar.
  • Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.
  • Yer çekimi kutuplara doğru artar.

Coğrafi Konum


Coğrafi Konum Kavramı

Dünya üzerinde herhangi bir noktanın yerinin belirlenmesine coğrafi konum denir.

1) Özel Konum

Bir yerin kendi özelliklerinden kaynaklanan özel konumudur. Denize yakın olmak, turizm, ticaret merkezlerine yakın olmak gibi.

Türkiye’nin Özel Konum Sonuçları

a) Asya ve Avrupa arasında geçiş konumunda bulunması
b) Üç tarafının denizlerle çevrili olması
c) Yer şekillerinin engebeli olması
d) Boğazlara sahip olması
e) Ortalama yükseltisinin fazla olması ve batıdan doğuya doğru akması
f) Kuzey Anadolu ve güney Anadolu dağlarının denize paralel, batı Anadolu dağlarının denize dik uzanması
g) Yer altı zenginliklerinin fazla olması

2) Matematik Konum

Dünya üzerindeki bir noktanın enlem ve boylam dereceleriyle yerinin belirlenmesine o yerin matematiksel konumu denir.

Türkiye’nin Matematiki Konumu ve Sonuçları

36-42 kuzey paralelleri ile 26-45 doğu meridyenleri arasında yer alan ülkemizin sahip olduğu matematik konum beraberinde şunları getirmiştir:

a) Ülkemizin kuzey-güney uzunluğu 666 km dir.
b) En güneyinin ekvatora uzaklığı 3996 km dir.
c) Dört mevsim belirgin olarak yaşanır.
d) Orta kuşağın güneyinde yer alır.
e) Kuzeye gidildikçe gece gündüz sürelerinin farkı artar, gölge uzunlukları artar.
f) Güneyden gelen rüzgarlar sıcaklığı yükseltir, kuzeyden gelen rüzgarlar sıcaklığı düşürür.
g) Yerşekillerinin güney yamaçları daha çok ısınır ve yerküreler güneye dönük kurulur.
h) Türkiyenin doğusu ve batısı arasında 19 boylam farkı ve 76’ zaman farkı vardır.
i) Doğu yarımkürede bulunur.

Eksen Eğikliği ve Sonuçları


Dünya’nın eksen eğikliğinin anlaşılabilmesi için şu terimlerin bilinmesi gerekmektedir.

1. Ekliptik Düzlem (Yörünge Düzlemi): Dünya’nın Güneş etrafında izlediği yola Ekliptik Düzlem denir.

2. Ekliptik Eksen (Yörünge Ekseni): Ekliptik düzlemi dik kestiği kabul edilen hayali çizgiye Ekliptik Eksen denir.

3. Dünya’nın Ekseni: Kutuplardan ve yerin merkezinden geçtiği kabul edilen hayali çizgiye Dünya’nın Ekseni denir.

4. Ekvator Düzlemi: Dünya’yı iki eşit parçaya bölen hayali çizginin meydana getirdiği düzleme Ekvator Düzlemi denir.

Ekliptik eksen ile Dünya’nın ekseni birbiri ile çakışmaz aralarında 23° 27’ lık bir eğiklik vardır. Bu eğikliğe Dünya’nın Eksen Eğikliği adı verilir. 

Eksen eğikliği, Dünya’nın hem kendi ekseni hem de Güneş etrafındaki hareketiyle hiçbir zaman değişmez. Sade-ce ekinoks tarihlerinde etkisi ortadan kalkar.

Eksen Eğikliğinin Sonuçları:

1. Mevsimlerin oluşmasına neden olur. 
2. Bir noktaya düşen güneş ışınları yıl içerisinde değişir.
3. Bir noktaya dikilen çubuğun gölge boyu yıl içinde değişir.
4. Dönenceler ve Kutup Daireleri oluşur.
5. Kuzey ve Güney yarım kürelerde aynı anda farklı mevsimler yaşanır.
6. Aydınlanma dairesi sürekli yer değiştirir.
7. Gece ve gündüz süreleri uzayıp kısalır.
8. Mevsimlik sıcaklık ve basınç farkları oluşur. 
9. Matematik iklim kuşakları meydana gelir.
10. Güneşin doğuş-batış saati ve yeri değişir.

Dünyanın Eksen Eğikliği İle İlgili İhtimaller: a. Eksen Eğikliği Olmasaydı:

1. Güneş ışınları daima ekvatora dik açıyla gelirdi ve bu durum hiçbir zaman değişmezdi.
2. Mevsimler ortadan kalkardı.
3. Yıllık sıcaklık farkı meydana gelmezdi.
4. Aydınlanma çizgisi daima kutuplardan geçerdi.
5. Daima gece gündüz eşitliği yaşanırdı.
6. Güneşin doğuş batış yer ve saati değişmezdi.
7. Güneş ışınlarının öğle vakti gelme açıları değişmezdi.
8. Kutuplarda alaca karanlık yaşanırdı.
9. Dönenceler ve Kutup Daireleri ortadan kalkardı.
10. Matematik İklim kuşakları ortadan kalkardı.
11. Bitki ve hayvan türleri azalırdı.

b. Eksen Eğikliği 23° 27’ dan Fazla Olsaydı (33°):

1. Güneş ışınlarının dik açıyla geldiği saha genişlerdi.
2. Dönenceler 33° ve kutup daireleri 57° enlemlerinden geçerdi.
3. Kutup ve Ekvatoral kuşak genişler Orta kuşak daralırdı.
4. Güneş ışınlarının gelme açıları ve gölge boyları daha fazla değişirdi.
5. Yıllık sıcaklık farkları artardı.
6. Gece ile gündüz arasındaki fark artardı.
7. Ekvatoral Kuşakta sıcaklık değerleri azalırken, Kutup Kuşağında artardı. Orta Kuşakta ise yazlar daha sıcak, kışlar daha soğuk olurdu.
8. Aydınlanma çizgisi daha fazla yer değiştirirdi.

c. Eksen Eğikliği 23° 27’ dan Az Olsaydı (15°):

1. Güneş ışınlarının dik açıyla geldiği saha daralırdı.
2. Dönenceler 15° ve kutup daireleri 75° enlemlerinden geçerdi.
3. Kutup ve Ekvatoral kuşak daralır, Orta kuşak genişlerdi.
4. Güneş ışınlarının gelme açıları ve gölge boyları daha az değişirdi.
5. Yıllık sıcaklık farkları azalırdı.
6. Gece ile gündüz arasındaki fark azalırdı.
7. Ekvatoral Kuşakta sıcaklık değerleri yükselirken, Kutup Kuşağında düşerdi. Orta Kuşakta ise yazlar daha serin, kışlar daha ılık olurdu.
8. Aydınlanma çizgisi daha az yer değiştirirdi

Mevsimlerin Oluşumu



MEVSİMLER VE ÖZELLİKLERİMevsimler güneşin gün dönümü ve gece gündüz eşitliği noktaları arasından geçişleri arasındaki sürelerdir. Mev-simlerin oluşmasının temel sebebi eksen eğikliği ve Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir. Her iki yarım kürede de mevsimler birbirinin tersi olarak yaşanır. KYK yazı yaşarken, GYK kışı yaşamaktadır. Aynı şekilde birinde sonbaharı yaşanırken diğeri de ilkbahar yaşanır. 

Dünya’nın eksen eğikliği ve yıllık hareketine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler mevsim başlangıcı olduğu için Gündönümü adı da verilir. 21 Mart ve 23 Eylül Ekinoks tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran Solstis tarihleridir. 

Eğer eksen eğikliği olmasaydı, Dünya güneş etrafında do-lanırken, güneş ışınlarının yere düşme açısı değişmeyecek, sıcaklık değişimleri gerçekleşmeyecek, böylece mevsimler de oluşmayacaktı.

Gündönüm (solstis) tarihleri gündüz sürelerinin uzamaya veya kısalmaya döndüğü tarihlerdir. Ekinoks tarihleri ise güneş ışınlarının ekvatora dik düştüğü ve bütün dünyada gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarihlerdir.

21 MART (İLKBAHAR EKİNOKSU)

Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu nedeniyle eksen eğikliğinin etkisi ortadan kalkar ve güneş ışınları ekvatora dik gelir.

1. Güneş ışınları ekvatora dik düşer. 
2. Bütün dünyada gece ve gündüz eşitliği yaşanır.
3. Güneş her iki kutuptan da görünür. KKN’nda güneş doğmaya; GKN’nda güneş batmaya başlar.
4. Kuzey Yarım Küre’de ilkbahar, Güney Yarım Küre’de sonbahar başlangıcıdır.
5. Aydınlanma çemberi kutup noktalarından teğet geçer.
6. Kuzey Yarım Küre’de gündüzler gecelerden; Güney Yarım Küre’de geceler gündüzlerden daha uzun olur.
7. Bir meridyen üzerindeki bütün noktalarda güneş aynı anda doğup, aynı anda batar.
8. Gölge boyu ekvatorda 0, Ekvatorla 45° enlemi arasında cismin boyu gölgenin boyundan büyük, 45° enlemlerinde cismin boyu gölge boyuna eşit, 45°-90° enlemleri arasında ise gölge boyu cismin boyundan uzundur.

21 HAZİRAN (YAZ SOLSTİSİ)

Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu ve eksen eğikliği nedeniyle KYK güneşe dönüktür ve güneş ışınları Yengeç Dönencesine dik gelir.

1. Güneş ışınları Yengeç Dönencesine dik düşer. 
2. Ekvatordan güneye gidildikçe geceler uzar, gündüzler kısalır.
3. Ekvatordan kuzeye gidildikçe gündüzler uzar, geceler kısalır.
4. Kuzey Yarım Küre’de yaz, Güney Yarım Küre’de kış başlangıcıdır.
5. Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer.
6. Kuzey Kutup Dairesi’nin tamamı güneşi görürken, Güney Kutup Dairesi’nin tamamı karanlıkta kalır.
7. Güneş KYK’nde ufuk düzlemi üzerindeki en yüksek, GYK’nde en alçak konumuna gelir.
8. Gölge boyu KYK’nde en kısa, GYK’nde en uzun durumdadır. 
9. KYK’de en uzun gündüz, en kısa gece; GYK’de en kısa gündüz, en uzun gece yaşanır.
10. Bu tarihten sonra KYK’de gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya; GYK’de gündüzler uzamaya, geceler kısalmaya başlar.
11. Bu tarihten sonra KYK’de güneş ışınlarının geliş açıları küçülmeye; GYK’de büyümeye başlar.

23 EYLÜL (SONBAHAR EKİNOKSU)

Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu nedeniyle eksen eğikliğinin etkisi ortadan kalkar ve güneş ışınları ekvatora dik gelir.

1. Güneş ışınları ekvatora dik düşer. 
2. Bütün dünyada gece ve gündüz eşitliği yaşanır.
3. Güneş her iki kutuptan da görünür. KKN’nda güneş batmaya; GKN’nda güneş doğmaya başlar.
4. Kuzey Yarım Küre’de sonbahar, Güney Yarım Küre’de ilkbahar başlangıcıdır.
5. Aydınlanma çemberi kutup noktalarından teğet geçer.
6. Kuzey Yarım Küre’de geceler gündüzlerden; Güney Yarım Küre’de gündüzler gecelerden daha uzun olur.
7. Bir meridyen üzerindeki bütün noktalarda güneş aynı anda doğup, aynı anda batar.
8. Gölge boyu ekvatorda 0, Ekvatorla 45° enlemi arasında cismin boyu gölgenin boyundan büyük, 45° enlemlerinde cismin boyu gölge boyuna eşit, 45°-90° enlemleri arasında ise gölge boyu cismin boyundan uzundur.

21 ARALIK (KIŞ SOLSTİSİ)

Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu ve eksen eğikliği nedeniyle GYK güneşe dönüktür ve güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik gelir.

1. Güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik düşer. 
2. Ekvatordan kuzeye gidildikçe geceler uzar, gündüzler kısalır.
3. Ekvatordan güneye gidildikçe gündüzler uzar, geceler kısalır.
4. Kuzey Yarım Küre’de kış, Güney Yarım Küre’de yaz başlangıcıdır.
5. Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer.
6. Güney Kutup Dairesi’nin tamamı güneşi görürken, Kuzey Kutup Dairesi’nin tamamı karanlıkta kalır.
7. Güneş GYK’nde ufuk düzlemi üzerindeki en yüksek, KYK’nde en alçak konumuna gelir.
8. Gölge boyu GYK’nde en kısa, KYK’nde en uzun durumdadır. 
9. GYK’de en uzun gündüz, en kısa gece; KYK’de en kısa gündüz, en uzun gece yaşanır.
10. Bu tarihten sonra GYK’de gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya; KYK’de gündüzler uzamaya, geceler kısalmaya başlar.
11. Bu tarihten sonra GYK’de güneş ışınlarının geliş açıları küçülmeye; KYK’de büyümeye başlar.

NOT 1: 21 Mart-23 Eylül tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gündüz, Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gece yaşanır. 21 Eylül-Mart23 tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gece, Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gündüz yaşanır. 

NOT 2: Güneş ışınları dönenceler arasındaki her noktaya yıl içerisinde iki defa dik düşerken, dönencelere bir defa dik düşer.

Güneş Işınlarının Geliş Açısının Hesaplanması:

1. Güneş ışınlarının hangi enleme dik düştüğü bilinecek.
2. Düşme açısı sorulan yerin enlemi ile güneş ışınlarının dik düştüğü nokta arasındaki enlem farkı bulunacak.
3. Bulunan enlem farkı 90° den çıkarılacak.

Örnek: Güney Yarım Küre’de gündüzlerin kısalmaya başladığı tarihte Türkiye’nin en kuzeyine güneş ışınları kaç derecelik açı ile düşer.

Çözüm: Bu tarih 21 Aralıktır ve güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik düşer.

42 + 23 = 65 ? 90 – 65 = 25
21 Aralık tarihinde Türkiye’nin en kuzeyi olan 42° kuzey enlemine güneş ışınları 25° lik bir açıyla düşerler.

Gece – Gündüz Durumu:

1. Eğer Dünya’nın günlük hareketi olmasa sürekli bir yüzünde gündüz bir yüzünde gece yaşanırdı.

2. Dünya’nın yıllık hareketi ve eksen eğikliği nedeniyle gece gündüz sürekli uzayıp kısalır.
? Ekvatorda yıl boyunca 12 saat gece, 12 saat gündüz yaşanır.
? Türkiye’de gece gündüz arasındaki fark 16 saate 8 saat olarak yazla kış arasında değişir.
? 66° 33’ enleminde 24 saat gece ve 24 saat gündüz yaşanır.
? 90° enleminde ise 6 ay gece ve 6 ay gündüz yaşanır.

3. Dünya’nın eksen eğikliği olmasaydı sürekli 12 sat gece 12 saat gündüz yaşanırdı..

4. 21 Aralıkta Kuzey Kutup Noktası’na gidildikçe gündüzler kısalır, Güney Kutup Noktası’na gidildikçe gündüzler uzar. 21 Haziran tarihinde ise tam tersi yaşanır.

5. Dünya’nın dönüş hızının kutuplara doğru gittikçe yavaşlamasından dolayı, Güneş’in doğma ve batma süreleri kutuplara doğru gittikçe uzar.

Yer’in iç Yapısı

Dünya, kalınlık, yoğunluk ve sıcaklıkları farklı, iç içe geçmiş çeşitli katmanlardan oluşmuştur. Bu katmanların özellikleri hakkında bilgi edinilirken deprem dalgalarından yararlanılır.

- Çekirdek

- Manto

- Taşküre (Litosfer)

Çekirdek

Yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır elementlerin bulunduğu bölümdür. Dünya’nın en iç bölümünü oluşturan çekirdeğin, 5120-2890 km’ler arasındaki kısmına dış çekirdek, 6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç çekirdek denir. İç çekirdekte bulunan demir-nikel karışımı çok yüksek basınç ve sıcaklık etkisiyle kristal haldedir. Dış çekirdekte ise bu karışım ergimiş haldedir.

Manto

Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır. 100-2890 km’ler arasında bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 g/cm3 sıcaklığı 1900-3700 °C arasında değişir. Manto, yer hacminin en büyük bölümünü oluşturur. Yapısında silisyum, magnezyum , nikel ve demir bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastiki özellik gösterir. Alt kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici hareketler görülür.

Mantodaki Alçalıcı-Yükselici Hareketler

Mantonun alt ve üst kısımlarındaki yoğunluk farkı nedeniyle magma adı verilen kızgın akıcı madde yerkabuğuna doğru yükselir. Yoğunluğun arttığı bölümlerde ise magma yerin içine doğru sokulur.

Taşküre (Litosfer)

Mantonun üstünde yer alan ve yeryüzüne kadar uzanan katmandır.

Kalınlığı ortalama 100 km’dir.

Taşküre’nin ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir.

Daha çok silisyum ve alüminyum bileşimindeki taşlardan oluşması nedeniyle sial de denir.

Yerkabuğunun altındaki bölüme ise silisyum ve magnezyumdan oluştuğu için sima denir.

Sial, okyanus tabanlarında incelir yer yer kaybolur.

Örneğin Büyük Okyanus tabanının bazı bölümlerinde sial görülmez.

Yeryüzünden yerin derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1 °C artar. Buna jeoterm basamağı denir.

Yerin İç Yapısı


Yeryuvarlağının oluşumu doğrudan Güneş sisteminin oluşumu ile ilgilidir. Güneş sistemi ve Dünyamızın oluşumu ile ilgili olarak yapılan çalışmalar henüz yenidir ve yaklaşık olarak 300 yıllık bir dönemi kapsamaktadır. 

Bilimsel görüşler Güneş sisteminin tek parça olduğu ve daha sonra parçalanarak günümüzdeki şeklini aldığını göstermektedir. Ancak parçalanmanın nasıl olduğu konusunda farklı görüşler ortaya atılmaktadır. 

Güneş sisteminin ve evrenin oluşumu ile ilgili olarak ortaya atılan en son görüş Edwin HUBBLE tarafından 1965 yılında ortaya atılmıştır. BigBang adı verilen bu toriye göre evren büyük bir patlama sonucunda meydana gelmiştir.Patlama ile başlangıçta galaksiler ,yıldızlar ve gezegenler birbirlerinden uzaklaşmaya başlamışlardır. Bu teori Stephan HAWKİNG tarafından daha da geliştirilmiştir. 

YERKABUĞUNUN YAPISI

1. Yerkabuğu : Yerkabuğunun ortalama kalınlığı karalarda 35-40 km ,denizlerde ise 8-10 km dir. Yerkabuğu yoğunluğu ve kalınlığı farklı iki tabakadan oluşur. Bunlar; 

a) Sial: Üzerinde yaşadığımız katmandır.Katmanı oluşturan taşlar tamamen katılaşmıştır. Yoğunluğu 2,7 gr/cm3 dür. Bu değer yer katmanlarındaki en düşük yoğunluktur.Katmanı oluşturan taşlar daha çok volkanizmanın etkisi ile oluşmuştur. Silisyum ve alüminyum bileşikleri fazla olduğu için bu isim verilmiştir. Sial tabakasının kalınlığı karalarda fazla, denizlerde azdır. Granit , kalker ve kumtaşı gibi hafif olan taşlardan oluşur. 

b) Sima : Sial katmanının altında yer almaktadır. Bu katman henüz katılaşmamış taşlardan oluşur. Yoğunluğu daha fazla olan bazalt türü taşlardan oluşur. Bu kat içindeki yoğunluk 3,3 gr/cm3 dür. Sima katında kalınlık çok fazla bir değişikliği uğramaz . Ancak Sial katmanının tersine kalınlığı karalarda az , deniz diplerinde fazladır.

2. Manto: Yer kabuğunun altında yer almaktadır ve malzemeler koyu eriyik haldedir. Yer hacminin en büyük bölümüdür (%80).İç kuvvetler enerjisini bu katmandan alır. Volkanizma sırasında yeryüzüne çıkan malzemeler daha çok bu katmandan gelir.Bazaltik haldeki manto hareket halindedir. Örneğin tektonik depemlerin ve volkanizmanın meydana gelmesi mantoda meydana gelen bu hareketlerle ilgilidir.

3. Çekirdek: Yeryuvarlağının en iç kısmında çekirdek bölümü yer almaktadır. Yoğunluğu ve kalınlığı en fazla olan katmandır. 2890 km derinlikten başlayarak 6371 km ‘ye kadar devam etmektedir. İki bölümden oluşmaktadır. 

a. Dış Çekirdek : Alt mantodan sonra dış çekirdeğe geçilir.Yerin 2890 km ile 5150 km derinlikleri arasında yer alır. 

b. Dış Çekirdek : Yerkürenin merkezinde bulunan katdır. Sıcaklığın 6300 0C ‘ ye kadar yükseldiği tahmin edilmektedir.Yoğunluk 13,6 gr/cm3 ‘e kadar ulaşmaktadır. Yoğunluğun fazla olmasından dolayı burada bulunan malzemeler katı haldedir. 

Not : Yeryuvarlağının iç yapısı ile ilgili bilgiler daha çok teorilere dayanmaktadır. Şu ana kadar yerin merkezine doğru açılan en derin kuyu 10 km civarındadır. Yerin merkezi ile ilgili bilgiler şu yöntemlerden yararlanarak elde edilmektedir. Bunlar: Deprem dalgaları, volkanizma sırasında çıkan malzemelerin incelenmesi, taşların incelenmesi, yerkabuğundaki sıcaklık değişimlerinin incelenmesi. JEOLOJiK DEVİRLER

Dünyanın ilk oluşumundan bugüne kadar meydana gelen önemli olayları içine alan zaman dilimlerine jeolojik zamanlar adı verilir. İlk oluşumdan günümüze kadar oluşan olaylar kısaca şu şekildedir:

İlkel Zaman (Azoik) (Antekambriyen) - 4 Milyar Yıl

Devirleri: Prekambriyen, Arkeen

Başlıca Olaylar:
- Kıtaların çekirdek kısmını oluşturan en eski kıta çekirdekleri oluşmuştur.
- Su yosunu (alg) türünden ilk bitkiler ortaya çıkmıştır.
- Devrin sonuna doğru soğuk bir iklim ve buzullaşma görülür.

1. Zaman (Paleozoik) (Primer) - 370 Milyon Yıl

Devirleri: Perm, Karbon, Devon, Silür, Kambriyum

Başlıca Olaylar:
- Hersinyen ve Kaledoniyen sıradağları oluşmuştur
- Kıtalar genişlemeye başlamıştır
- Zonguldak ve çevresinde taşkömürü yatakları oluşmuştur

2. Zaman (Mezozoik) (Sekonder) - 170 Milyon Yıl

Devirleri: Kratese, Jura, Trias

Başlıca Olaylar:
- İklim bölgeleri kısmen belirgin hale gelmiştir
- Volkanizma çok zayıftır
- Tektonik hareketler yok denecek kadar zayıftır.
- Yerkabuğu kırıklarla parçalanarak ayrı kıtalara bölünmeye başlamıştır
- Dinazor cinsi hayvanların ortaya çıkması

3. Zaman (Neozoik) (Tersiyer) - 80 Milyon Yıl

Devirleri: Pliyosen, Miyosen, Oligosen, Eosen, Paleosen

Başlıca Olaylar:
- Sıcak ve yağışlı iklimler yaygındır. İklimler tekrar belirsizleşmiştir.Çok sayıda deniz ilerlemesi ve gerilemesi volkanik faaliyetler ve depremler görülmüştür.
- Alporojenizi meydana gelmiştir.
- Atlas ve Hint okyanuslarının belirmesi
- Türkiye’de linyit,tuz,petrol ve borasit yatakları oluşmuştur.
- Bugünkü bitki ve hayvan türleri ana çizgileriyle ortaya çıkmıştır.

4. Zaman (Antropozoik) (Kuaterner) - 2 Milyon Yıl

Devirleri: Aluviyum (Holosen), Diluviyum (Pleistosen)

Başlıca Olaylar:
- Kuzey yarımkürenin önemli bir bölümünde buzullaşma görülmüştür. Bu dönemde Günz,Mindel,Riss ve Würm olmak üzere 4 buzul devri yaşanmıştır.
- Denizler şimdiki seviyesine ulaşmıştır.
- Eski medeniyetler ortaya çıkmıştır.
- Kültüğr bitkileri yetiştirilmeye başlandı,hayvanlar evcilleştirildi
- İstanbul ve Çanakkale boğazı oluştu
- Egeid karasının çökmesi sonucunda Ege Denizi oluştu
- İnsanlar ortaya çıktı

4 Mart 2015 Çarşamba

Haritalarla Yolculuk


Çeşitli amaçlarla ve ölçeklerle hazırlanan haritalar sayesinde insanlar, yaşadıkları mahallenin, ülkenin, şehrin yerini görebilmekte ve yönlerini bulabilmektedirler.
Kartografın harita çizimine başlamadan önce yapması gereken ilk unsur haritanın çizim amacını belirlemektir. Bu doğrultuda hazırlayacağı bir harita üzerinde bulunması gereken unsurlar şunlardır;
Enlem-boylam: Haritası yapılacak alanın öncelikle enlem ve boylamları belirlenir. Çünkü haritanın ölçeği, bu alanın genişliğine ve kullanım amacına göre belirlenir. 

Ölçek: Haritanın kullanım amacına göre belirlenmelidir.

Harita Anahtarı (Lejant): Haritada kullanılan özel işaretlerin ne anlama geldiğini gösteren bölümdür. Her haritanın kullanım amacına göre farklı işaretler kullanılır.

Başlık: Haritanın kullanım amacını belirtmeli, haritayı tanıtmaya yeterli, açık ve kısa olmalıdır.


Ölçek hesaplama

Ölçek hesaplarken aşağıdaki formülden faydalanırız:

Ölçek = Harita Uzunluğu / Gerçek Uzunluk

Örneğin 1 / 200000 ölçekli bir haritada 1 cm aslında 200000 cm e eşittir.

200000 cm ise 2 km etmektedir. Yani 1 cm, 2 km ile gösterilmiş.

Soru 1: Ölçeği verilmemiş bir haritada iki nokta arası gerçek uzunluk 40 km dir. Bu uzunluk haritada 40 cm ile gösterilmiş ise haritanın ölçeği nedir?

Ölçek = Harita Uzunluğu / Gerçek Uzunluk

Ölçek = 40 cm / 40 km

Birimlerini eşitleriz, bunun için cm'yi km'ye çevirirken 5 sıfır ekleriz:

Ölçek = 40 cm / 4000000 cm

Sadeleştirme yaparsak:

Ölçek = 1 / 100000 bulunur.

Soru 2: 1/200000 ölçekli bir haritada 10 cm ile gösterilen bir mesafe, başka bir haritada 5 cm ile gösterilmiştir. İkinci haritanın ölçeği nedir?

Bu soruda iki harita vardır. İlk haritadaki bilgilerden yola çıkarak öncelikle gerçek uzunluk bulunur.

GU = HU x ÖP = 10 x 200000 = 2000000 cm

Gerçek uzunluk hiçbir zaman değişmez. Dolayısıyla ikinci haritadaki harita uzunluğu ile gerçek uzunluğu kullanarak ikinci haritanın ölçeğini bulabiliriz.

Ö = HU/GU = 5/2000000 = 1/400000

Harita Uzunluğu Hesaplama
Eğer haritanın ölçeği ve gerçekte kaç km olduğu biliniyorsa aşağıdaki formülle harita uzunluğu bulunabilir.

Harita Uzunluğu = Gerçek Uzunluk / Ölçeğin Paydası

Harita uzunluğu genellikle santimetre (cm) olarak ifade edilir.

Soru 1: Gerçekte 6 km mesafe bulunan iki kasaba arasındaki uzaklık 1/300000 ölçekli haritada kaç cm olarak gösterilir

Gerçek Uzunluk = 6 km = 600000 cm
(5 sıfır ekleyerek santimetreye çevirdik)

Ölçek Paydası: 300000

Harita Uzunluğu = Gerçek Uzunluk / Ölçeğin Paydası
Harita Uzunluğu = 600000 / 300000
Harita Uzunluğu = 2 cm

Soru 2: 1/400000 ölçekli bir haritada 20 cm olarak gösterilen uzaklık, 1/200000 ölçekli bir haritada kaç cm gösterilir?

Soruda iki tane harita bulunmaktadır. Birinin ölçeği ve harita uzunluğu bilinirken diğerinin sadece ölçeği biliniyor. Öncelikle birinci haritadan gerçek uzunluğu bulmalıyız.

GU = HU x ÖP = 20 x 400000 = 8000000 cm

Belirtilen yerin gerçek uzunluğunu biliyoruz. İkinci haritanın ölçeği de 1/200000 verilmiş. Bu durumda harita uzunluğunu hesap edebiliriz.

HU = GU / ÖP = 8000000 / 200000 = 40 cm bulunur.


Gerçek Uzunluk Hesaplama
Harita üzerinde verilen değerlerden faydalanarak iki nokta arasındaki kuş uçuşu uzaklık bulunabilir:

Gerçek Uzunluk = Harita Uzunluğu x Ölçeğin Paydası

Soru 1: 1/500000 ölçekli bir haritada iki şehir arası 6 cm olarak ölçülmüştür. İki kent arası gerçekte kaç km dir?

GU = HU x ÖP
GU = 6 x 500000
GU = 3000000 cm
GU = 30 km

Soru 2: 1/200000 ölçekli bir haritada 5 cm'lik uzaklık gerçekte kaç km dir?

GU = HU x ÖP
GU = 5 x 200000
GU = 1000000 cm = 10 km

NOT: cm'yi km'ye çevirirken 5 sıfır sileriz.

Alan Hesaplama
Formül: Haritadaki Alan = Gerçek Alan / Ölçek (Payda)2

Örnek : Gerçek alanı 590.4 km2 olan göl 1 / 1.200.000 ölçekli haritada kaç cm2 gösterilir.

Orantıyla Çözüm :

Ölçeğe göre ;
1 cm 12 km'yi göstermektedir.

1 cm2 144 km2'yi gösteriyorsa
x cm2 590.4 km2'yi gösterir.
--------------------------------------------------------
x = 590.4 / 144 = 4.1 cm2 dir.

Formülle Çözüm :

Haritadaki Alan = Gerçek Alan / Ölçek2 (Payda)
Haritadaki Alan = 590.4 / (12)2
Haritadaki Alan = 590.4 / 144 = 4.1 cm2

UYARI: Haritalardaki alan hesaplanırken ölçek paydasının karesi mutlaka alınmalıdır.

Eğim Hesaplama
İki nokta arasındaki yükselti farkının, yatay uzaklığa oranına “eğim” denir.

Not: Eğim değeri yüzde (%) olarak isteniyorsa bu oran 100 ile, binde (‰) olarak isteniyorsa 1000; derece ( o ) olarak isteniyorsa 60 ile çarpılır. Eğim hesaplamalarında birimler metre cinsinden alınır. Özellikle yatay mesafe genelde km cinsinden verilir. Km verildiğinde (000) üç sıfır ekleyerek birimi metreye çeviririz.
.
Eğim arttıkça; gerçek uzaklık ile iz düşüm uzaklık arasındaki fark artar.



Harita Türleri

Bir kentin imar planının çıkarılması, karayolu, demiryolu ya da köprü yapımı için en uygun yerin belirlenmesi, arkeoloji, coğrafya gibi birçok alanda araştırma yapılması sırasında haritalardan yararlanılır. Haritalar konularına ve ölçeklerine göre ikiye ayrılır.

Konularına Göre Haritalar

Konularına göre haritalar, kullanım amaçlarına göre genel haritalar ve özel haritalar olarak ikiye ayrılır.

Genel Haritalar
Toplumun geniş kesimi tarafından kullanılabilen haritalardır.

- Topoğrafya Haritaları

İzohips (eş yükselti) eğrisi yöntemi ile yapılır. Araziyi ölçekleri oranında ayrıntıları ile gösterirler. Ölçekleri 1 / 20.000 ile 1 / 500.000 arasında değişir. 1 / 20.000'den büyük ölçekli olanlar kadastro işlerinde ve askeri amaçlarla kullanılır. Bu haritalardan ölçek, uzunluk alan ve eğim hesaplamada yararlanılır.

- Fiziki Haritalar

Fiziki haritalar, yeryüzünün kabartı ve çukurluklarını gösteren orta ya da büyük ölçekli haritalardır.

Fiziki haritalar hazırlanırken eş yükselti ve eş derinlik eğrileri geniş aralıklarla geçirilir. Bu aralıklar çeşitli renklerle boyanır. Yükseltiler genellikle yeşil, sarı ve kahverenginin çeşitli tonları ile, derinlikler ise açıktan koyuya mavi rengin tonları ile gösterilir.

- Siyasi ve İdari Haritalar

Yeryüzünde veya bir kıtada bulunan ülkeleri, bir ülkenin idari bölünüşünü, yerleşim merkezlerini gösteren haritalardır. Bu haritalardan uzunluk ve alan bulmada yararlanılır. Ancak yer şekilleri hakkında bilgi edinilemez.

- Duvar ve Atlas Haritaları

Eğitim ve öğretim amacına yönelik haritalardır. Ölçekleri 1 / 1.100.000'dan daha küçüktür. Dünya'nın tümünü, kıtaları veya ülkeleri gösterirler.

Özel Haritalar

Belirli bir konu için hazırlanmış haritalardır. Bu haritalardan bazıları şunlardır:

- Araziden Yararlanma Haritaları

Bir bölgede arazinin nasıl kullanıldığını gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla ekili-dikili alanların, çayır ve mera alanlarının, orman alanlarının, bölünüşü ile kayalık, bataklık gibi kullanılmayan alanlar hakkında bilgi edinilir. Tarımın türü ve tarım ürünleri de bu haritalarda gösterilir.

- Ekonomi Haritaları

Dünya'nın bütününün ya da bir bölümünün ekonomik özelliklerini gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla endüstri kuruluşlarının türü, sayısı, dağılışı, çalışanların sayısı hakkında bilgi edinilir.

- Hidrografya Haritaları

Bir bölgenin su potansiyeli (akarsular, göller, yeraltı suları, kaynaklar) hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla akarsuların drenaj tipi, akım miktarı, kanallar, göl sularının özellikleri, yeraltı sularının türü, kaynakların türü sayısı ve verimlilik derecesi hakkında bilgi edinilir.

- İzoterm Haritaları

Bir bölgede, eş sıcaklıktaki noktaları birleştiren eğriye izoterm denir.

İzotermler yardımıyla çizilen izoterm haritalarından, bir bölgedeki sıcaklık dağılışı hakkında bilgi edinilir.

Sıcaklık dağılışını daha iyi gösterebilmek için, bu haritalar sıcaklık basamaklarına uygun olarak renklendirilir. Sıcak yerler için kırmızının tonları soğuk yerler için mavinin tonları kullanılır.

- Jeomorfoloji Haritaları

Bir bölgedeki şekillenme süreci yani iç ve dış güçlerin etkisiyle oluşan yer şekilleri hakkında bilgi veren haritalardır.

Bu haritalarda faylar, yamaçlar, vadi türleri, birikinti konileri, sekiler, ovalar ve daha bir çok yer şekli taranarak gösterilir. Yer şekillerinin kolay ayırt edilmesi amacıyla bu haritalar renklendirilir.

- Nüfus Haritaları

Dünya'nın bütününde ya da bir bölümündeki nüfusun dağılışı ve özellikleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda nüfus dağılışı noktalama ile gösterilir. Nüfus yoğunluğu haritaları ise renklendirilir.

- Toprak Haritaları

Bir bölgenin toprak özellikleri ve dağılışları hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalardan, yetiştirilecek ürünlerin belirlenmesi, buna bağlı olarak topraklardan daha iyi verim alınabilmesi gibi bir çok konuda yararlanılır.

Ölçeklerine Göre Haritalar

- Büyük Ölçekli Haritalar

Ölçekleri 1 / 200.000'e kadar olan bu haritalarda:
* Küçültme oranı azdır. 
* Ayrıntı fazladır. 
* Birim düzlemde gösterilen gerçek alan küçüktür. 
* Eşyükselti eğrileri arasındaki yükselti farkı azdır. 
* Planlar ve topoğrafya haritaları bu gruba girer.

- Orta Ölçekli Haritalar

* Ölçekleri 1 / 200.000 ile 1 / 1.000.000 arasında olan haritalardır.
* Ayrıntılar, büyük ölçekli haritalar göre daha azdır.

- Küçük Ölçekli Haritalar

Ölçekleri 1 / 1.000.000'dan daha küçük olan haritalarda;
* Ayrıntı en azdır. 
* Küçültme oranı en fazladır. 
* Birim düzlemde gösterilen gerçek alan büyüktür. 
* Eşyükselti eğrileri arasındaki farkı fazladır. 
* Duvar ve atlas haritaları bu gruba girer.