Our social:

Latest Post

Ekosistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekosistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2015 Pazar

Meksika Körfezinde BP Kaynaklı Petrol Sızıntısı

BP Kaynaklı Petrol Sızıntısı
Son yaşanan çevre felaketlerinden sonuncusu İngiliz Bp şirketinin Meksika Körfezi'ndeki petrol platformu Deepwater Horizon'un patlaması sonucu meydana gelen petrol sızıntısıdır.

Son yılların en büyük çevre felaketlerinden biri gerçekleşti. Louisiana kıyılarından 110 kilometre uzaklıktaki, BP'ye ait 'Deepwater Horizon' adlı petrol platformunda patlamanın ardından 20 Nisan'da sızıntılar başlamıştı. BP'nin petrol arama lisansına sahip olduğu sahada bulunan "Deepwater Horizon" adlı platformda 20 Nisanda 11 kişinin ölümüne yol açan bir patlama meydana gelmiş, iki gün sonra da bu platforma bağlı, denizin 1500 metre altındaki bir kuyudan suya milyonlarca litre ham petrol karışmaya başlamıştı. Her gün yüzlerce varil petrolün okyanusa sızması ile, İsrail büyüklüğünde bir alan petrol altında kaldı.

Sızıntının durdurulamaması ve gereken önlemlerinin alınamaması felaketin boyutunu her geçen gün artırmaktadır. Patlamanın ardından, bölgedeki doğal hayatın uzun yıllar boyunca eskiye dönemeyeceği belirtiliyor. Şu ana kadar Meksika Körfezi'ne yaklaşık 20 milyon varil petrol döküldüğü tahmin ediliyor. Körfezdeki sızıntı ABD'nin güney kıyılarına yakın bir bölgede çevre felaketine yol açmaya devam ediyor.

Bazı tahminlere göre, yaklaşık 1,524 metre derindeki kuyudan günde beş bin varil ham petrol Meksika Körfezi'ne yayılıyor.Amerikan hükümetinde görevli bilim adamları, patlak borudan günde dört milyon litreye varan ham petrol fışkırdığını söylüyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda bu sızıntının uzun süre durdurulamayaçağı ve sızan petrolün temizlenmesinin uzun süre alaçağı bildirilmiştir.

Bu arada BP, sızıntıyı durdurmak üzere denediği son yöntemin de başarısız olması üzerine yeni bir taktik deneme karar alaçağını bildirdi. Ancak, kullanılacak yeni yöntemlerin de başarı sağlayıp sağlayamayacağı kesinlik kazanmış değil. Meksika Körfezi'ndeki çevre kirliliğinin sorumlusu İngiliz petrol şirketi BP, deniz tabanındaki sızıntı noktasındaki kapağı değiştirmeye çalışacak.

Hava koşullarının da izin verdiği ölçüde yapılacak operasyonda değiştirilecek yeni kapağın deniz yatağından toplanan hampetrol miktarını çoğaltması bekleniyor. Meksika Körfezindeki sızıntıyı durdurma ve temizlik faaliyetlerini izleyen Amerikan sahil muhafaza komutanı Amiral Thad Allen, BP'nin robot denizaltılarının kapağı değiştirmek üzere dalışa geçebileceğini belirtilmiştir.

Petrol Sızıntısının Durdurulduğu Açıklandı.
15 Temmuz 2010 itibari ile Meksika Körfezi’ndeki petrol sızıntısını ilk kez durdurulduğu açıklandı. Şirket, kuyunun ağzına taktığı yeni ağır kapakla sızan petrolü toplamayı başardı. Sistemin testinin sürdüğü açıklanırken, başarıya ulaşılması halinde petrol yüzeydeki tankerlere aktarılacak.Gelecek ay da petrol kuyusu tamamen kapatılacak.

ABD, Georgia Üniversitesi Deniz Bilimleri Bölümü’nden Dr. Mandy Joye, bazı petrol kümelerinin yakınlarındaki alanlarda oksijenin yüzde 30 oranında düştüğünü söylüyor: “Oksijen daha da düşerse birkaç ay içinde hayvanlar için çok tehlikeli bir durum söz konusu olacak. Sistemin kendisini bu kadar petrol ve gaza karşı yenilemesi onyıllar alabilir. Daha önce böyle bir durumla karşılaşmadık. Gelecekteki etkileri ölçmek mümkün değil.”

Meksika Körfezi’ndeki platformlarından birinin infilak ederek batmasının neden olduğu çevre kirliliğinin İngiliz petrol grubu BP’ye maliyeti şimdiden 3,5 milyar doları buldu. BP’den yapılan açıklamada, ham petrol kaçağı noktasının üzerine yeni kapak yerleştirme işleminin de öngörüldüğü gibi devam ettiğini belirtilerek, petrol şirketinin sızıntının nisan sonunda başlamasından şimdiye kadar 749 bin 100 varil ham petrol toplamayı başardığı kaydedildi.

İngiliz petrol grubu, çevre felaketiyle mücadelede 46 bin kişinin, 6 bin 400’den fazla geminin ve onlarca uçağın görev yaptığını belirterek, şimdiye dek 105 bin tazminat talebi geldiği ve toplam 165 milyon doları bulan 52 bin ödemenin yapıldığını kaydetti. BP, çevre felaketinin maliyetlerinin karşılanması için 20 milyar dolarlık bir fon oluşturmayı kabul ettiğini de anımsattı.

İngiliz gazeteleri, ABD yönetiminin çevre felaketinde gerekeni yapması için İngiliz BP şirketi üzerinde baskıları sürdüreceğine dikkati çekerek, bu felaketin BP'ye faturasının 10 milyar sterlini bulabileceği tahmin edilmektedir.

Daily Telegraph gazetesi, petrol tabakasını kontrol ederek yayılmasını önlemenin BP'ye günlük maliyetinin 4 milyon sterlin olduğunu ve petrolün Meksika Körfezi kıyılarından tamamen temizlenmesinin üç ayı bulabileceğini kaydetti. Gazete, sızıntının kıyıya ulaşması durumunda BP'nin milyarlarca dolarlık tazminat talepleriyle karşı karşıya kalabileceğine de işaret etti.

Çevrecilerin Tepkisi
Meksika Körfezinde meydana gelen ve Amerikan Başkanı Barack Obama'nın "11 Eylül Saldırıları" ile hemen aynı seviyede tuttuğu çevre felaketi, yayılmaya devam ediyor. Bu arada Bp karşı olan kızgınlık ve artarak devam etmekte. Tüm dünyada insanlar, felaketten sorumlu tuttukları BP'ye öfke yağdırıyorlar: hem offline, hem de online platformlardan. Sosyal ağ, yine kızgın bir kalabalığa ev sahipliği yapıyor. Bu sefer protesto edilen, Meksika Körfezi'ndeki felaketin "baş müsebbibi" konumundaki BP. 600 bini aşkın Facebook üyesi, "Boycott BP" isminde oluşturulan sayfada, bir taraftan şirketi protesto ederken, bir yandan da Meksika Körfezi'nde yaşanan gelişmeleri birbirleriyle paylaşıyorlar.

Diğer yandan, geçtiğimiz hafta sonunda Manhattan'da organize edilen protesto gösterileri mecrandan kayarak pek de ilgisi olmayan yerlere yöneldi. Örneğin, New York Times gazetesi, BP'nin reklamlarını yayımladığı gerekçesiyle protestolardan payını aldı. Oysa, gözlemciler, bir gazetenin reklam departmanıyla editöryelinin iki ayrı birim olduğunu hatırlatarak, kuruluşun salt reklamını yayımladığı için onu tasvip ediyormuş gibi algılanmasının yanlış olduğunu belirtiyorlar.

Ekosistem ve Çevre

Ekosistem Nedir?
Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden ekolojik sistemlere ekosistem adı verilmektedir.Doğal çevre ekosistemdir. Doğal çevre insan eliyle oluşmamış kendiliğinden meydana gelmiş olan çevredir.

İnsan yaşamı ve doğal yaşam çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. İnsanın çevreyle oluşturduğu ilişki en büyük dengelerden biridir.  Bu sistemler arasındaki ilişkiler  çoğunlukla kişiler tarafından fark edilmeyecek kadar uzun ilişki halkalarıyla birbirine bağlı ve uzun süreli olabilmektedir.

Bu doğal sistemlere dışarıdan gelebilecek etkiler sonucu doğal dengeyi oluşturan zincirin halkalarında meydana gelen kopmalar zincirin tamamını etkileyerek bu dengebin olumsuz yönde etkilenmesine neden olacaktır.

Canlılar ile cansız çevre elementleri birbirleriye sıkı ilişki halindedir. Biri olmadan diğerinin düşünülmesi imkansızdır. Karşılıklı olarak madde alışverişi yapacak biçimde birbirlerine etki yapan organizmalarla, cansız maddelerin bulunduğu herhangi bir doğa parçası bir ekosistem olarak adlandırılmaktadır.

Ekosistem, bireysel organizmalar ya da topluluklardan çok tüm alanın işlevlerinin nasıl olduğuyla ilgilenir. Bir alandaki ekosistemi oluşturan canlı organizmaların cansız çevreleriyle olan ilişkilerini inceler.

Bir ekosistem, temel olarak abiyotik maddeler, üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılardan oluşur. Ekosistemlerde yaşam, enerji akışı ve besin döngüleriyle sürer. Açık bir sistem olan ekosistemde, enerji ve besin giriş-çıkışı devamlıdır.
Bir ekosistemin dört temel bileşeni vardır.
1-Cansız varlıklar. (inorganik ve organik maddeler)
2-Primer üreticiler. (yeşil bitkiler - ototroflar)
3-Tüketiciler (bitkisel ve hayvansal maddeleri yiyenler - hetotroflar)
4-Ayrıştıcılar (bakteri ve mantarlar - saprofitler)

Cansız doğal çevre ile bu çevre içinde yaşamlarını sürdüren canlılar arasındaki ilişkileri, yaşam biçimlerini ve etkileşimleri inceleyen bilim dalına ekoloji bilimi adı verilmektedir

Ekosistem içindeki mevcut dengeye “ekosistem dengesi” denilmektedir. Doğal denge bozulduğunda, ekosistem dengesi bozulur ve ekolojik sorunların yaşanmasına neden olur. Mevcut ekosistem dengesinin bozularak ortadan kalkması ve daha sonra bozulan bu ekosistemin yerine yeni bir ekosistemin olması olayına süksesyon (yerine alma) denir.

Yaşadığımız dünya üzerinde en fazla ekosistem dengesini bozan en etkili varlık insandır. İnsan nüfusu ve faaliyetleri arttıkça ekosistem dengesi bozulmaktadır.

İnsanlar dışında bitkiler veya hayvanlarda ekosistem dengesini bozabilirler.Tarım bölgesinde kuş türlerinin aşırı çoğalması, hububat üretimini olumsuz etkiler. Yine kuş türlerinin aşırı oranda azalması da, kuşlarla beslenen zararlı böceklerin çoğalmasına yol açar. Ancak, tüm bu gelişmelerde insanın katkısı çok büyüktür. Gerçekte insanın olmadığı doğal bir ortamda, ekosistem dengesi pek fazla etkilenmektedir.

Ekosistemlerin Belirgin Özelikleri
Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır ; büyüklüğü ya da genişliği çok değişik olabilir. Bir Su birikintisi, bir Buğday tarlası birer ekosistemdir. Ama kısıtlı ekosistemelerin genellikle zaman içinde sınırlı bir yaşamı vardır. Bunun tam tersine Afrika savanaları ya da Avrupa’nın geniş yapraklı ormanları gibi, kimi Ekosistemler çok geniş bölgeleri kaplar.

Boyutları ne olursa olsun, bir Ekosistemin sınırları az çok belirgindir. Çoğunlukla birbirine komşu ekosistem arasında bir geçiş bölgesi (ekoton) vardır. Ekotonların belirgin özelliği, kendine özgü iklimi ve daha zengin faunasıdır.

Ekosistemdeki Bozulmaların Çevreye Etkileri
Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsuz etkiler Bazı varlıkların azalması diğer bazı varlıkların azalmasına yada artmasına neden olur. Madde döngülerinin gerçekleşmesi zorlaşır. Sonuçta doğadaki enerji tükenmeye doğru gider.

1.Dünya Coğrafyasının Değişmesi: Ekosistemin temel unsurlarını oluşturan iklim, toprak, hava, bitki hayvan gibi faktörlerin olumsuz yönde değişmesi çevrenin ekolojik özelliklerini de değiştirmektedir. Uzun süren kuraklıklar sonucu bir ekosistemdeki bitki ve hayvan sayısı hızla azalır suların kirlenmesi sonucu suya ışık girişi azalır, suyun hava oranı düşer. Toprakta oluşan tahribat ve kirlenmeler önce bitkilerin sonrada diğer canlıların zamanla ölmesine neden olur Ormanların kesilmesi ve yanması çevrenin çölleşmesine ve sonrasında küresel ısınmaya etkide bulunur

2.İklimin Değişmesi: İklim şartlarının değişmesi ekosistemdeki canlı yaşam ve dağılışını olumsuz oranda etkiler. İklimi değişen bir bölgede bazı Canlılar göç ederken, bazı canlılar ölür veya şartlara uymaya çalışır. Küresel ısınmaya bağlı olarak ozon tabakasının incelmesi, ormanların azalması, havanın kirlenmesi, yağışların azalması, çölleşmenin başlaması bir bölgedeki iklimin ve coğrafik yapının değişmesine etkide bulunur

3.Erozyonların Oluşması: Toprağın su ve rüzgar etkisiyle aşınıp taşınması çevredeki bitki örtüsünün azalması şiddetli yağmurların yağması, karların kısa sürede erimesi, fırtınaların oluşması, toprağın yanlış sürülmesi, eğimli alanlardaki ormanların yanması gibi etkenler erozyonların oluşmasına neden olur

4.Su Kaynaklarının Azalması: Suların kirlenmesi ve kuruması sonucu çevredeki kullanılabilir su oranı azalır çevredeki su kaynaklarının azalmasına, yağışların düşmesine, tarımsal verimin düşmesine ve hidroelektrik santrallerdeki enerji üretiminin kısılmasına neden olur. Bu durum canlıların beslenmesini olumsuz olarak etkiler.

5.Enerji Kıtlığının Başlaması: Madenlerin azalması sonucu termik santraller, su kaynaklarının azalması sonucu hidroelektrik santralleri, petrolün azalması sonucuda ulaştırma araçlarının kullanım oran ve verimi azalır. Enerji kıtlığının başlaması durumunda insanların sosyal yaşamı felç olur.

6.Canlı Çeşitliliğinin Azalması: Ekosistemdeki fiziksel ve kimyasal şartların değişmesi canlıların yaşama, yayılış ve üramesini etkiler Bozulan şartlara uyanlar yaşarken diğerleri yok olur. Çevredeki bitki sayısının azalması besin zincirindeki canlı tür ve sayısının azalmasına neden olmaktadır.

Ekosistemdeki Bozulmaların Çevreye Etkileri


Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsuz etkiler Bazı varlıkların azalması diğer bazı varlıkların azalmasına yada artmasına neden olur. Madde döngülerinin gerçekleşmesi zorlaşır. Sonuçta doğadaki enerji tükenmeye doğru gider.

1.Dünya Coğrafyasının Değişmesi: Ekosistemin temel unsurlarını oluşturan iklim, toprak, hava, bitki hayvan gibi faktörlerin olumsuz yönde değişmesi çevrenin ekolojik özelliklerini de değiştirmektedir. Uzun süren kuraklıklar sonucu bir ekosistemdeki bitki ve hayvan sayısı hızla azalır suların kirlenmesi sonucu suya ışık girişi azalır, suyun hava oranı düşer. Toprakta oluşan tahribat ve kirlenmeler önce bitkilerin sonrada diğer canlıların zamanla ölmesine neden olur Ormanların kesilmesi ve yanması çevrenin çölleşmesine ve sonrasında küresel ısınmaya etkide bulunur

2.İklimin Değişmesi: İklim şartlarının değişmesi ekosistemdeki canlı yaşam ve dağılışını olumsuz oranda etkiler. İklimi değişen bir bölgede bazı Canlılar göç ederken, bazı canlılar ölür veya şartlara uymaya çalışır. Küresel ısınmaya bağlı olarak ozon tabakasının incelmesi, ormanların azalması, havanın kirlenmesi, yağışların azalması, çölleşmenin başlaması bir bölgedeki iklimin ve coğrafik yapının değişmesine etkide bulunur

3.Erozyonların Oluşması: Toprağın su ve rüzgar etkisiyle aşınıp taşınması çevredeki bitki örtüsünün azalması şiddetli yağmurların yağması, karların kısa sürede erimesi, fırtınaların oluşması, toprağın yanlış sürülmesi, eğimli alanlardaki ormanların yanması gibi etkenler erozyonların oluşmasına neden olur

4.Su Kaynaklarının Azalması: Suların kirlenmesi ve kuruması sonucu çevredeki kullanılabilir su oranı azalır çevredeki su kaynaklarının azalmasına, yağışların düşmesine, tarımsal verimin düşmesine ve hidroelektrik santrallerdeki enerji üretiminin kısılmasına neden olur. Bu durum canlıların beslenmesini olumsuz olarak etkiler.

5.Enerji Kıtlığının Başlaması: Madenlerin azalması sonucu termik santraller, su kaynaklarının azalması sonucu hidroelektrik santralleri, petrolün azalması sonucuda ulaştırma araçlarının kullanım oran ve verimi azalır. Enerji kıtlığının başlaması durumunda insanların sosyal yaşamı felç olur.

6.Canlı Çeşitliliğinin Azalması: Ekosistemdeki fiziksel ve kimyasal şartların değişmesi canlıların yaşama, yayılış ve üramesini etkiler Bozulan şartlara uyanlar yaşarken diğerleri yok olur. Çevredeki bitki sayısının azalması besin zincirindeki canlı tür ve sayısının azalmasına neden olmaktadır.

12 Şubat 2015 Perşembe

Ekosistem

Ekosistem, belirli bir kısımda bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden ekolojik sistemlere ekosistem denir. Ekosistem aynı zamanda bir besin ağı ile şekillenmektedir. Ekosistem, küresel ölçekte bir düzeni ifade etmekle beraber yerel ve korunaklı bir sistemin varlığına da atıfta bulunabilir.

Karşılıklı olarak madde alışverişi yapacak biçimde birbirlerine etki yapan organizmalarla (biyotik), bitki ve hayvanların birbirine eklemlendiği ve ayrıca kaya, toprak gibi fiziksel çevre faktörlerinin (abiyotik) bir arada bulunduğu herhangi bir doğa parçası bir ekosistemdir.

Ekosistem yaklaşımı, bireysel organizmalar ya da topluluklardan çok tüm alanın işlevlerinin nasıl olduğuyla ilgilenir. Bir alandaki organizmalar ve cansız çevreleriyle olan ilişkilerine bakar. Bir ekosistem, temel olarak abiyotik maddeler, üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılardan oluşur. Ekosistemlerde yaşam, enerji akışı ve besin döngüleriyle sürer. Açık bir sistem olan ekosistemde, enerji ve besin giriş-çıkışı süreklidir. Sistem kuramı, ekolojik bakış açısının sosyolojik boyutunu ele almaktadır. Ayrıca sibernetik disiplini, canlılarda kontrol ve iletişim boyutuyla kaynağını yine ekosistemde bulmaktadır.